Burgazada - Antigoni
Burgazada - Merkezin Ötesinde
- Ayrıntılar
- 05 Mart 2013 tarihinde oluşturuldu
- Son Güncelleme: 01 Nisan 2013
Aya Yorgi Manastırı
Hagios Georgios (Aziz Georgios) Karyptis Rum Ortodoks Manastırı adanın kuzey sahilinde yer alır ve Gönüllü Caddesi takip edilerek ulaşılır. Ana kapı katholikonun zeminine açılır; buradan aşağı inen bir merdiven de iki katlı bir bina olan manastır yurduna götürür.
Manastırın Bizans döneminde kurulduğuna inanılsa da, bahsi ilk kez 17. yy.ın ikinci yarısında geçmektedir. Bu tarih, İstanbul’daki Rum hancıların, neredeyse harabeye dönmüş manastırı restore etmek ve sağlamlaştırmak istemelerine denk düşer.
Bugünkü kilise, Simeon Sinyosoğlu tarafından sağlanan bağışla 1897’de yapılmıştır. Yapı, büyük olasılıkla asıl katholikonun tasarımına uyularak, ortaçağ Bizans mimarisinin Yunan-haç (Greek-cross) planına göre inşa edilmiştir. Kilisenin, altın kabartmalı ve ahşap oymayla yapılmış oldukça iyi bir ikona duvarı ve kaliteli ahşap işçilikle üretilmiş bir piskopos tahtı vardır. İkonaların diğer tarafında şu sözler yazılıdır: "Kutsal Efendimizin 1818 yılında Giritli Keşiş hizmetkar Joachim tarafından." 18. yy.dan kalma ikona duvarı, şüphesiz, eski manastırın katholikonuna aittir.
Hristos Tepesi ve Manastırı
Bir Bizans manastırı olan Theokoryphotos (Hz. İsa’nın Başkalaşımı), adının da söylediği gibi, Hristos (İsa) Tepesi’nin zirvesinde yer alır. Bizans kaynaklarınca doğrulanmamış olmamakla beraber, söylenceye göre, manastır Makedonyalı İmparator I. Basil tarafından (tks 867-86) bir antik Yunan tapınağının kalıntıları üzerine kurulmuştur.
18. yy.ın sonunda ise manastır terk edilmiş, bir harabe haline gelmiştir. Manastırdan günümüze, eski manastır bölgesinin çeşitli yerlerine dağılmış, önceki yapılara ait harabeler ve mimari kalıntıların yanı sıra, 19. yy.da yapılmış bir kiliseyle 18. yy.da inşa edilmiş iki katlı bir yapı kalmıştır. Manastır bölgesi girişinin içinde, çok güzel oyulmuş dört Bizans sütun başını da içeren bir dizi antik mimari kalıntısı bulunur.
Manastır yöresinin sınırları içinde bugün bile hâlâ yağmur sularını toplayan dört adet kocaman, kemerli yer altı sarnıcı bulunuyor.
Tepeden seyredilen manzara harikadır: Bütün Adalar ve Asya sahilleri görülebilir. Rumlar ve diğerleri hâlâ, Hz. İsa’nın Başkalaşımı’nın panigirisini (o yerdeki kiliseye adını veren azizin anısına yapılan şenlik) hatırda tutmak üzere 6 Ağustos’ta kiliseye geliyorlar; bu olay eskiden, tepenin zirvesinde müzik ve danslarla kutlanırdı.
Rum mezarlığı, manastır bölgesinin hemen yukarısında. Mezarlıktaki minik kilise, tapınakları hep tepelerin zirvesinde kurulmuş olan Hagios Profitis İllias’a adanmıştır.